CHP'de tahliye krizi. İçişleri Bakanı Çiftçi: Müdahale Kılıçdaroğlu yönetiminin talebiyle yapıldı
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, CHP Genel Merkezi’ne polis müdahalesinin devletin ya da güvenlik güçlerinin başlattığı bir süreç olmadığını söyledi.
CHP Genel Merkezi'nin polis tarafından tahliye edilmesinin yankıları sürerken İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi müdahale ve olaya ilişkin konuştu.
Gazeteci Kemal Öztürk'ün sorularını yanıtlayan Bakan Çiftçi, polis müdahalesinin devletin ya da güvenlik güçlerinin başlattığı bir süreç olmadığını belirtip, talebin Kılıçdaroğlu yönetiminden geldiğini ifade etti.
CHP içindeki davalı tarafların birbirleriyle görüşme yaparak Genel Merkez'i kendi iradeleriyle boşaltmaları için zaman tanındığını ancak sürecin sakinlikle geçmediğini belirten İçişleri Bakanı Çiftçi, “CHP yönetiminin talebiyle güvenlik birimlerimiz tarafından uygulanmak durumunda kalındı.” dedi.
Bakan Çiftçi, “Hukuk devletinde mahkeme kararlarının uygulanması esastır." diyerek güvenlik güçlerinin bu ilkenin gereğini yerine getirdiğini de ifade etti.
“GÜVENLİK GÜÇLERİMİZİN TUTUMU HUKUKUN ÇİZDİĞİ SINIRLAR İÇİNDEDİR”
Çiftçi, tahliye işlemi sırasında polisin orantısız güç kullandığı yönündeki eleştirilere de şu sözlerle yanıt verdi:
"Güvenlik güçlerimiz süreç boyunca azami dikkat ve sağduyu içerisinde, kamu düzenini koruma görevi kapsamında ve orantılılık ilkesi çerçevesinde hareket etmiştir. Güvenlik güçlerimizin tutumu hukukun çizdiği sınırlar içindedir ve bu sınırların aşıldığına dair herhangi bir tespit söz konusu değildir."
Mustafa Çiftçi tahliyeden kısa süre önce CHP'li Murat Emir ve Suat Özçağdaş'la Bakanlık'ta gerçekleştirdiği görüşmeyi de anlattı. Çiftçi, "CHP yönetimiyle son ana kadar diyalog içinde olduğumuzu CHP yöneticileri de yakından biliyor." dedi.
“KAMU DÜZENİNİN KORUNMASI DEVLETİN SORUMLULUĞUDUR”
Çiftçi, "Yargı kararlarının uygulanması hukuk devletinin gereği, kamu düzeninin korunması ise devletin sorumluluğudur." diye konuştu.
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin açıklamaları şöyle:
“CHP içindeki davalı tarafların birbirleriyle görüşme yaparak Genel Merkezi kendi iradeleriyle boşaltmaları; bu işlemi kendi aralarında suhuletle çözebilmeleri için zaman tanındı. Ancak CHP içindeki davalı ve davacı taraflar kendi aralarında anlaşmadılar ve mahkeme kararı, yine CHP yönetiminin talebiyle güvenlik birimlerimiz tarafından uygulanmak durumunda kalındı.
Devlet kurumlarını siyasî tartışmaların ve parti içi gerilimlerin parçası hâline getirmeye yönelik yaklaşımlar demokratik siyaset kültürünün tahrip edilmesi amacına matuftur. Muhterem Cumhurbaşkanımıza, Cumhurbaşkanlığı makamına ve devletimizin anayasal kurumlarına yönelik tehdit, hakaret ve hedef gösterme girişimleri demokratik siyasetle ve hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmamaktadır. Demokratik siyasetin doğasında eleştiri ve protesto hakkı bulunmaktadır ancak tehdit, hedef gösterme, provokasyon ve kamu düzenini riske atan söylem ve girişimler bu sınırı aşar ve demokratik siyaset zeminine zarar verir.”
CHP GENEL MERKEZİ'NDE TAHLİYE SÜRECİNDE NELER YAŞANDI?
Cumhuriyet Halk Partisi'nde (CHP) kurultay davasına ilişkin verilen "mutlak butlan" kararının ardından tahliye için binaya gelen icra heyeti kararı Özgür Özel'e sunmuş ancak Özel de karar metnini yırtmıştı.
Mahkeme kararını tebliğ etme girişimi sonuç vermeyince polis otopark kapısını kırıp CHP Genel Merkezi'ne girmiş, Genel Merkez'in girişine kurulan barikat dağıtılmıştı. Partililer, polislere yangın söndürme tüplerinde bulunan kimyasalları sıkmış polisler de partililere biber gazı ve plastik mermilerle müdahale etmişti.
Özel akşam saatlerine doğru genel merkez binasından ayrılarak TBMM'ye yürümüştü. TBMM önündeki konuşmasında Özel, "Bugün Meclis bahçesindeyiz. Genel Merkezimize olanları biliyorsunuz. CHP kurulduğunda bir genel merkezi yoktu. Genel merkez birinci Meclis’te bir odaydı. Biz o binadan çıktık. Meraklısına bıraktık. Sonuna kadar mücadele ettik. Bundan sonraki genel merkezimiz TBMM'dedir." demişti.
Özgür Özel ve partililerin binayı terk etmesi sonrası Kemal Kılıçdaroğlu'na bağlı millletvekilleri ve partililer Genel Merkez'e gelmişti.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, CHP önünde yaşanan olaylar, sonrasındaki yürüyüş ve yürüyüş esnasında bir kişinin kasten yaralanmasına neden olan olaylar için soruşturma başlatıldığını duyurmuştu.
