Son dakika... Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan önemli açıklamalar

İşte Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkan satır başları: Aziz milletim, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımızın kıymetli mensupları, iletişim operatörlerimizin ve haberleşme sektörümüzün değerli yöneticileri, kıymetli misafirler, hepinizi en kalbi duygularımla, hürmetle, muhabbetle selamlıyorum.
5G ile İletişimde Güçlü Türkiye programı vesilesiyle sizleri milletin evinde ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Cumhurbaşkanlığı Külliyemize, bu gazi mekâna hepiniz hoş geldiniz, sefalar getirdiniz. Buluşmamıza vesile olan Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımıza, programa katkı sunan herkese canıgönülden teşekkür ediyorum.
"5G TÜRKİYE'NİN REKABET GÜCÜNÜ ARTIRACAK"
Birazdan aktivasyonunu yapacağımız yeni nesil mobil iletişim altyapımız 5G'nin ülkemiz ve milletimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Türkiye'nin rekabet gücünü artıracak, haberleşme, teknoloji, enerji ve üretim verimliliğimizi yükseltecek, dijital bağımsızlığımızı daha da perçinleyecek 5G teknolojisinin hazırlık çalışmalarından test ve kurulum süreçlerine kadar emeği geçen tüm kurumlarımızı, şirketlerimizi, mühendislerimizi ve sektör çalışanlarımızı hem şahsım hem de milletim adına tebrik ediyorum. Ülkemizin önünde iletişimin yanı sıra ulaştırmadan sağlığa, tarımdan üretime, ekonomiden eğitime geniş bir alanda yepyeni bir sayfa açacak 5G teknolojisinin bir kez daha hayırlı uğurlu olmasını diliyorum.
"SAVAŞ VE ÇATIŞMALAR, SİBER GÜVENLİĞİN ÖNEMİNİ BİR KEZ DAHA GÖSTERMİŞTİR"
Sözlerimin hemen başında şu hususun altını çizmekte fayda görüyorum. Değerli kardeşlerim, günümüz dünyasında egemenlik coğrafya temelli, fiziki ve sadece belirli bir toprak parçası ile sınırlı olmaktan çıkmıştır. Küresel güç rekabetinin sertleştiği bu dönemde teknoloji ve dijitalleşme alanında meydana gelen baş döndürücü gelişmeler, klasik anlamdaki egemenlik mefhumunu aşındırmıştır. Artık güçlü olmak, caydırıcı olmak, dünyada söz, etki ve itibar sahibi olmak istiyorsanız, bir defa siber uzay çalışmalarınızı hızlandırmak, siber güvenlik tedbirlerinizi almak, siber teknolojinizi geliştirmek zorundasınız. Verilerin toplanması, işlenmesi, analiz edilmesi, katma değere dönüştürülmesi ve en önemlisi veri güvenliğinin temin edilmesi bu süreçte kritik bir rol oynamaktadır. Özellikle son dönemde Lübnan, Gazze ve İran başta olmak üzere yakın çevremizde meydana gelen savaş ve çatışmalar, siber güvenliğin önemini hepimize bir kez daha göstermiştir.
"SİBER VERİLERİNİZİ KORUYAMIYORSANIZ EGEMENLİĞİNİZDE ZAFİYET VAR DEMEKTİR"
Şurası tartışılmayacak kadar ortadadır. İçinde bulunduğumuz veri çağında siyasi istikrar, ekonomik bağımsızlık, askeri caydırıcılık ve dijital egemenlik birbirinden ayrı değildir. Tam tersine bunlar birbirinin tamamlayıcı, eskilerin ifadesiyle mütemmim cüzüdür. Sınırlarınızı kontrol ettiğiniz ölçüde hava sahanızı kontrol edemiyorsanız, hava sahanızı koruduğunuz ölçüde siber vatanınızı ve bunun ayrılmaz parçası olan verilerinizi koruyamıyorsanız egemenliğinizde çok ciddi zafiyet var demektir. Dijital çağda jeopolitik üstünlüğün belirleyici aktörü sadece toprağı kontrol edenler değil, bununla birlikte veriyi yönetenler de olacaktır. Bu bakımdan 5G'nin veri merkezleri, bulut altyapıları, yapay zekâ ve siber güvenlik kapasitesi ile birlikte düşünüldüğünde dijital egemenlik ve millî güvenlik meselesi olduğu son derece açıktır. Biz de bugün attığımız tarihî adıma diğer hususlar yanında elbette dijital egemenlik zaviyesinden de bakıyoruz. Nitekim son 23 yılda bunun altyapısını çok güçlü bir şekilde hazırladık. Dijital dönüşümde attığımız stratejik adımlarla ülkemizi bu alanda parmakla gösterilen seviyelere çıkardık. Bu süreçte bir yandan dijital hız ve kapasitemizi artırırken diğer yandan güçlü bir siber güvenlik mimarisi oluşturmak için ne gerekiyorsa yaptık. 2002'de 81 bin kilometre olan fiber hat uzunluğumuzu 2025 yılının 3. çeyreği itibarıyla 657 bin kilometreye ulaştırdık. Aynı dönemde geniş bant internet abone sayımızı 3 binden 98 milyona, mobil telefon abone sayımızı ise 23 milyondan alıp neredeyse 100 milyona çıkardık. 55 milyondan fazla vatandaşımız bugün güvenli internet hizmetlerini kullanıyor. Hâlihazırda Türkiye'de mobil ve sabit hatlardan 82 milyar dakika konuşma trafiği gerçekleşiyor. Aylık ortalama 494 dakika mobil kullanım süresi ile Avrupa'da birinci sıradayız.
Geçtiğimiz sene kurduğumuz Siber Güvenlik Başkanlığımız, haberleşme sistemlerimizin güvenliğini sağlamak, kritik altyapılarımızı korumak ve siber tehditlere karşı etkin bir savunma mekanizması oluşturmak üzere çalışmalarını sürdürüyor. Aynı şekilde emniyet birimlerimiz, istihbarat teşkilatımız ve ilgili tüm kurumlarımız da her senaryoya hazırlıklı bir şekilde kendi önlem, aksiyon ve karşı koyma planlarını başarıyla planlayıp hayata geçiriyor.
Burada şunun da altını çizmek durumundayım. Biz siber güvenliğe sadece tehditler karşısında gösterilen bir tepki değil, ulusal güvenliğimizin ayrılmaz bir parçası olarak bakıyoruz. Yabancı menşeli anlık mesajlaşma ve arama uygulamalarının özellikle Gazze soykırımından beri çeşitli tartışmalara konu olduğu görülüyor. Biz de bu tartışmaları çok yakından takip ediyoruz. Devlet kurumlarına ait verilerin güvenliğini özellikle güçlendirme noktasında ilave tedbirleri önümüzdeki dönemde peyderpey devreye alacağız.
"HEM KENDİ TEKNOLOJİMİZİ ÜRETİYORUZ HEM YENİLİKLERE ÖNCÜLÜK EDİYORUZ"
Kıymetli dostlar, bakınız geçmişte teknolojik gelişmeleri yalnızca takip eden, çağa ayak uydurma kaygısından öteye geçemeyen bir Türkiye vardı. Yeni teknolojileri tribünden izleyen, başkalarına imrenen, öz kaynaklarını değerlendiremeyen bir Türkiye vardı. Başörtüsü, saç, sakal, kılık kıyafet gibi meselelerle uğraşmaktan dünyada olup bitenleri takip edemeyen bir Türkiye vardı. Yıllarca Türkiye'nin özellikle belli alanlarda geri kalmışlığını bu milletin inanç değerlerine, kültür kodlarına, insanımızın giydiği kıyafete bağladılar. Yaklaşık 6 asır boyunca cihana nizam vermiş bir ecdadın torunları olarak bu kötü gidişe, bu ideolojik bağnazlığa biz itiraz ettik. Biz yapamayız, biz beceremeyiz diyen özgüven yoksullarına kulak asmadan, bu milletin evlatlarına, bu ülkenin parlak beyinlerine inanarak teknolojide tam bir seferberlik ilan ettik. Çalışmalarımızın meyvelerini de hamdolsun kısa sürede toplamayı bildik. Bugün geldiğimiz noktada hem kendi teknolojimizi üretiyoruz hem yeniliklere öncülük ediyor hem de sahip olduğumuz teknolojiyi dünyanın birçok ülkesine ihraç ediyoruz. İlk yerli ve millî haberleşme uydumuz Türksat 6A'yı 2024'te uzaya fırlattık. 2025'te resmen hizmete aldık ve böylece dünyada kendi uydusunu üretebilen 11 ülkeden biri olmayı başardık.
