SON DAKİKA HABERLER: Tahran'ın trafik ışıkları İsrail'in infaz emrine dönüştü... 'Önce gözlerini aldık'!

İran-ABD-İsrail savaşı dördüncü gününde de tüm şiddetiyle sürüyor. Savaşın başlamasından bu yana Tahran ve üst düzey yöneticilerine yönelik saldırılar sürerken, İran’dan Körfez’deki ABD unsurlarına yönelik misilleme saldırıları da sürüyor.
Financial Times, İsrail'in Tahran'a yönelik yıllar süren casusluk faaliyetlerini analiz etti. Habere göre İranlı üst düzey yetkililerin yüksek eğitimli ve sadık korumaları ile şoförleri, Ayetullah Ali Hamaney’in İsrail-ABD hava saldırısında öldürüldüğü Tahran’daki Pasteur Caddesi yakınındaki görev yerlerine geldiklerinde, İsrail onları izliyordu.
Konuya aşina iki kişiye göre, Tahran’daki trafik kameralarının neredeyse tamamı yıllar önce ‘hacklendi’. Görüntüler şifrelenerek Tel Aviv ve İsrail’in güneyindeki sunuculara aktarıldı.
SIRADAN İŞLEYİŞ BİLE TAKİP EDİLDİ
Kaynaklardan birine göre, kameralardan biri özellikle ‘kullanışlı’ bir açıya sahipti. Bu sayede söz konusu kişilerin özel araçlarını nereye park etmeyi tercih ettikleri tespit edildi ve sıkı korunan yerleşkenin sıradan bir bölümündeki işleyişe dair veri elde edildi.
HAMANEY’İN SUİKAST PLANI YILLARA YAYILDI
Karmaşık algoritmalar, bu güvenlik görevlilerine ilişkin dosyalara adresleri, görev saatleri, işe giderken kullandıkları güzergahlar ve en önemlisi genellikle kimi koruyup taşıdıkları gibi ayrıntılar ekledi. Böylece istihbarat görevlilerinin ‘yaşam örüntüsü’ olarak adlandırdığı profil oluşturuldu.
Söz konusu kabiliyetler, Ayetullah’ın suikastına zemin hazırlayan yıllara yayılan bir istihbarat kampanyasının parçasıydı. Gerçek zamanlı veri sağlayan bu kaynak, yüzlerce farklı istihbarat akışından yalnızca biri, İsrail ve CIA’in 86 yaşındaki Hamaney’in o sabah tam olarak hangi saatte bulunacağını ve yanında kimlerin olacağını belirlemesinde tek yöntem değildi.
İsrail’in ayrıca Pasteur Caddesi yakınındaki yaklaşık bir düzine mobil telefon kulesinin belirli bileşenlerini devre dışı bırakabildiği, arandığında telefonların meşgul görünmesini sağladığı ve Hamaney’in koruma ekibinin olası uyarıları almasını engellediği de aktarıldı.
‘TAHRAN’I, KUDÜS’U BİLDİĞİMİZ GİBİ BİLİYORDUK’
Bombalar düşmeden çok önce ‘Tahran’ı, Kudüs’ü bildiğimiz gibi biliyorduk’ diyen görevdeki bir İsrailli istihbarat yetkilisi, ‘Bir yeri büyüdüğünüz sokak kadar iyi tanıyorsanız, yerinde olmayan tek bir şeyi fark edersiniz’ ifadelerini kullandı.
Habere göre bir kaynak, İsrail’in milyarlarca veri noktasını analiz ederek karar alma merkezlerindeki beklenmedik ağırlık noktalarını ortaya çıkarmak ve yeni gözetleme ile hedef alma unsurlarını belirlemek için ‘sosyal ağ analizi’ olarak bilinen matematiksel yöntemi kullandığını söyledi. Tüm bu süreç, tek bir çıktıya sahip bir üretim hattını besledi: hedefler.
İsrail askeri istihbaratında 25 yıl görev yapmış yedek tuğgeneral Itai Shapira, ‘İsrail istihbarat kültüründe hedef istihbaratı en temel taktik konudur, bir stratejiyi mümkün kılmak için tasarlanmıştır’ dedi. Shapira, ‘Karar verici birinin öldürülmesine karar verirse, İsrail’de kültür şudur: ‘Hedef istihbaratını biz sağlayacağız’” ifadelerini kullandı.
İSRAİL SİVİL-ASKER TANIMADAN YÜZLERCE KİŞİYİ ÖLDÜRDÜ
İsrail, militan liderler, nükleer bilim insanları, kimya mühendisleri ve çok sayıda sivil dahil olmak üzere yurt dışında yüzlerce kişiyi öldürdü. Habere göre Hamaney gibi önde gelen siyasi ve dini bir liderin öldürülmesi dahil, bu onlarca yıllık agresif teknolojik ve teknik kapasite kullanımının büyük stratejik kazanımlar sağlayıp sağlamadığı hem İsrail içinde hem de dışında yoğun şekilde tartışılıyor.
İSRAİL’İN İSTİHBARAT DERİNLİĞİ
İsrail’in istihbarat derinliği, geçen yılki ’12 Gün Savaşı’nda açık biçimde görüldü. Savaşın ilk dakikalarında bir düzineden fazla İranlı nükleer bilim insanı ve üst düzey askeri yetkili suikastla öldürüldü.
‘ÖNCE GÖZLERİNİ ALDIK’
Bu süreç, İran’ın hava savunmasının siber saldırılar, kısa menzilli insansız hava araçları ve İran sınırları dışından ateşlenen hassas mühimmat kombinasyonuyla eşi görülmemiş biçimde devre dışı bırakılmasıyla birlikte yürütüldü, Rus yapımı füze rampalarının radarları imha edildi.
Habere göre bir istihbarat yetkilisi, konuyla ilgili ‘önce gözlerini aldık' dedi.
Hem Haziran’daki savaşta hem de son saldırılarda İsrailli pilotların, 1000 kilometreden daha uzak mesafeden yemek masası büyüklüğündeki bir hedefi vurabilen Sparrow tipi füze varyantlarını kullandığı belirtildi.
‘HİÇBİR ZAMAN AÇIKLANMAYACAK BİLGİLER’
Son operasyona ilişkin tüm ayrıntılar bilinmiyor. Halen kullanılan kaynak ve yöntemleri korumak amacıyla bazı bilgilerin hiçbir zaman kamuoyuna açıklanmayabileceği ifade edildi.
Birden fazla mevcut ve eski İsrailli istihbarat yetkilisine göre, Hamaney’in öldürülmesi teknik bir başarıdan ziyade siyasi bir karardı.
‘ÖNGÖRÜLEMEZ KAOS’
Habere göre yabancı liderlerin öldürülmesinin hem tabu hem de operasyonel risk taşıdığı, başarısızlığın hedefin itibarını artırabileceği, başarının ise öngörülemez kaosa yol açabileceği ifade edildi.
